BALA

B
is.

Çocuk, yavru. (Çoğ. balalar, ballar).
1. Küçük yaştaki oğlan veya kız. Er bala – Erkek çocuk. Kız bala – Kız çocuk.

“Mektepte bĭr arsız bala / Ne kızara, ne utana. / Bĭr kün oga tatar dedĭ, / Erĭştĭrdĭ erĭştĭrdĭ, / Agız burun tırıştırdı.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).

2. Ana ve babaya göre oğul veya kız.

Áná, endĭ balam sokta boldı dep cürgende, rahmetlĭ Tölew akay dünyadan köçtĭ.” – (Mehmet Niyazi – Sawlıkman Kal).

3. Bebeklikle ergenlik arası yaşta bulunan insan.
4. Delikanlı.

“Sarı sĭnlĭ, tomalak şáylĭ bala / Körgen saytın başımnıñ aklın ala.” – (Boztorgay).

5. Film ve piyeslerde başrolü oynayan erkek.
6. mec. Çocuk gibi davranan yaşı büyük kimse.
7. mec. Tecrübesiz, bilgisi zayıf kimse.
8. mec. Bir topluluğun ferdi.

“Bĭz de Kırım balaları, halkımız. / Bek az ewwel ayrılganmız Kırım’dan.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
“Ahmet : Arkadaşlar, Köremĭz ke alayımız halkın türlü dertlerĭmen canamız. / Hüseyin : (Ahmet’ĭn sözün kesĭp) Nasıl canmayık, alayımız bu halkın balasımız.” – (Müstecib Ülküsal – Bayram şenlĭgĭ).

9. ünl. Yaşlı kimselerin çocuğu yaşındakilere seslenme sözü.

“Kayaktan kelse, balam, bĭr çibörek kokusı, / Oyaklarda yaşaydır bĭr Kırım korantası.” – (İsmail Otar – Çibörek).

10. Hayvan yavrusu. Kaz balası. Ayuw balası.

Bĭr sarı eşkĭm bar edĭ, / Balalayım, der edĭ. / Balaların şıbırtıp / ‘Bay’ bolayım der edĭ.” – (Boztorgay).

11. mec. Bir nesnenin küçük boy örneği.

“Ay katında bĭr yıldız, ay balası, alay. Altın tastan suw ĭşer bay balası, alay.” – (Boztorgay).
Ay bala (Aybala) ! – Erkek çocuklara seslenme sözü : Hey oğul. (Kız çocuklar için A kız (Akız) ! denir).
Babasın balası – Her yönüyle babasına benzeyen çocuk.
Bala akılı – Çocuk aklı.
Bala aldırmak – Çocuk aldırmak; kürtaj yaptırmak.
Bala bolmak – Çocuk olmak.
Bala canlısı – Çocuk canlısı, çocuk düşkünü.
Bala catagı – Anat. Döl yatağı; rahim. (Lat. uterus).
Bala catmak – (Kanatlı hayvanlar) Kuluçkaya yatmak.
Baladay – Çocuk gibi a) Yetenekleri gelişmemiş. b) Kolay inanır.
Bala oyıncagı (ĭşĭ) – Büyüklerce önem verilecek değerde görülmeyen şey. “Beş prankke men zarlarnı kĭrletmem. Şunı bala ĭşĭ yasama. Erkek kibĭ oyna.” – (Müstecib H. Fazıl – Bayram Şenlĭgĭ).
Bala oyıncagı etmek – Çocuk oyuncağı haline getirmek.
Balası bolmak – Çocuğu olmak, çocuğu doğmak.
Bala şaga (çaga) – Çoluk çocuk. a) Çocuklar ve diğer aile fertleri. b) Tecrübesiz, genç kimseler.
Bala şıgarmak – (Kanatlı hayvanlar) Yavru çıkarmak.
Bala tapmak – Çocuk doğurmak.
Bala tĭlĭ – Çocuk dili.
Balanı tutmak – Küçük çocuğa kollarında tutarak hacetini yaptırmak.
Balasın tüşürmek – Düşük yapmak.
(Bĭrewmen) bala yapmak – (Bir kimseyle) Çocuk peydahlamak.
Caş bala – Bebek, küçük çocuk.
Cuwırıp cürgen bala – Yürüme ve koşabilme çağına gelmiş çocuk.
Kolda bala – Kucak çocuğu, küçük çocuk.
Şĭl balasınday darkalmak – Çil yavrusu gibi dağılmak; herkes ayrı ayrı taraflara gitmek.
Awzı kıyış bolsa da bay balası sölensĭn. – Deyim. Ağzı çarpık olsa da, zenginin çocuğu konuşsun.
Hoppala balam – Deyim. Çocukça davranan kimseye söylenen söz; hoppala bebek !
Ne balı kerek, ne de balası – Deyim. Ne balı, ne de dölü gerek. (Ne Şam’ın şekeri, ne Arabın yüzü).
Tiyme balaga, şatarsıñ belâga. – Deyim. Dokunma çocuğa, çatarsın belâya.
Akıllı balaga mal ne kerek, akılsız balaga mal ne kerek?- Atas. Akıllı çocuğun mal nesine, akılsız çocuğun mal nesine?
Ananıñ aklı balada, balanıñ aklı awada. – Atas. Ananın aklı çocukta, çocuğun aklı havada.
Atasın tanımagan balasın buwar – Atas. Babasını tanımayan çocuğunu bogar.
Atay balası altmışka kelgende akılbalık bolır. – Atas. Babanın şımarık çocuğu altmışında akil baliğ olur.
Atay balası altmış kĭşĭge yastık bolır. – Atas. Babanın yiğit çocuğu altmış kişiye dayanak olur.
Ayuw balasın appagım, kĭrpĭ balasın cımşagım dep süyer. – Atas. Ayı yavrusunu bembeyazım, kirpi yavrusunu yumuşağım diye sever.
Bala baldan tatlıdır. – Atas. Çocuk baldan tatlıdır.
Bala eşĭtmese aytmaz, it körmese ürmez. – Atas. Çocuk işitmese söylemez, köpek görmese ürümez.
Bala üşün bawga, curt üşün cawga. – Atas. Çocuk için aile bağı (kurmalı), yurt için düşmanla savaşmalı.
Bala oyından, tentek cıyından bıkmaz. – Atas. Çocuk oyundan, delişmen kimse arkadaşlar toplantısından bıkmaz.
Bala tıysañ caştan, bike tıysañ baştan. – Atas. Çocuğuna bir şeyi yasak edeceksen küçüklüğünden, karına, ilk günlerinden yasak etmelisin.
Bay balası ay tĭler, carlı balası may tĭler. – Atas. Zengin çocuğu gökteki ayı ister, yoksul çocuğu yağ ister.
Caman bala atasın başın töben tüşürür. – Atas. Yaramaz çocuk atasının başını öne eğdirir.
Caş bala beşĭkte, caman kĭşĭ eşĭkte. – Atas. Küçük çocuk beşikte, yaman kişi eşikte.
Cılamagan balaga emşek berĭlmez. – Atas. Ağlamayan çocuğa meme verilmez.
Er bala baw alması, kız bala taw alması – Atas. Erkek çocuk bağ elması, kız çocuk dağ elması.
Kaber sorasañ baladan sora – Atas. Haber sorarsan çocuktan sor.
Kurt balasından it bolmaz.- Atas. Kurt yavrusundan köpek olmaz.
Kuş balası yuwasında körgenĭn ĭşler. – Atas. Kuş yavrusu yuvasında gördüğünü yapar.
Oñmaz apakayga bala sıltaw. – Atas. Beceriksiz karıya çocuk bahane.
Öksĭz bala ösmez mĭ, künü kelĭr, külmez mĭ ? – Atas. Öksüz çocuk büyümez mi, gün gelir gülmez mi ?
Öksĭz kozı asrasañ awzıñ murnıñ may eter, öksĭz bala asrasañ awzıñ murnıñ kan eter. – Atas. Öksüz kuzu beslersen agzını burnunu yağ içinde bırakır, öksüz çocuk beslersen ağzını burnunu kan içinde bırakır.
Tiyme balaga şatarsıñ belaga. – Atas. Dokunma çocuğa, çatarsın belâya.

Türk Lehç. : Kırım., Nog., Karaçay Malkar., Kazak. – bala;

Rom: s. 1. Copil mic, prunc. 2. Fiu, fiică. 3. Tânăr, adolescent. 4. Flăcău. 5. (Cinem., teatr.) June prim. 6. Persoană copilăroasă. 7. Persoană naivă. 8. fig. Fiu; membru al unei colectivităţi. 9. interj. Copile ! Puiule ! 10. Pui de animal. 11. Termen de diminutivizare : Pui de …
Yazar: admin