s. ve is.
1. Zengin, varlıklı kimse; ağa. Eşanl. bar, barlı.
“Kış, Kıraw’man bayga selâm cĭbergen.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
“Bĭzĭm köynĭ kuturtkan, agaları, bayları … Fukare tatarda eş kabahat yok.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
2. s. Zengin.
“Tayım atka deñĭşmem, tayım taydır, alay, / Özĭm carlı bolsam da, göñlĭm baydır, alay.” – (Boztorgay).
“Bay baladay üstĭ başı caraşıp / Kışka külsün közlerĭ cıltıraşıp.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
“Men evvelden sokta edĭm, şĭmdĭ keday. / Men karĭpte mal ne arar, çorbacım bek bay.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Sultaniye Tepreşte).
3. Koca, eş.
“Bayım bargandasınday bolsa, / Künüm bayramdasınday bolsa.” – Deyiş. (Boztorgay).
4. (Türk.) Bey yerine kullanılan bir unvan.
“Köynĭñ kıbla betĭnde Halĭm bay denĭlgen bĭr kĭşĭ bar edĭ.” – (M. Vani Yurtsever – Kartman Caş Arasında).
Göñlĭ bay – Gönlü zengin.
Awzı kıyış bolsa da, bay balası konışsın. – Deyim. Ağzı çarpık olsa da, zenginin çocuğu konuşsun.
Rom: adj. şi s.1.-2. Bogat, avut. 3. Soţ, bărbat. 4. Domn (termen de politeţe).