is. ve s.
Gerek.
1. is. Bir şeyin olabilmesi veya yapılabilmesi için bulunması şart olan bir diğer şey.
“O da onlarman barabar çalışa, kılabdan, ipekday kereklernĭ asla eksĭltmiy edĭ.” – (Mehmet Niyazi – Sawlıkman Kal / Emel M.).
2. s. Gerekli; olması, bulunması şart olan.
“Bakşalarda gülterek, / Gülterekke suw kerek. / Üylenecek caşlarga / İnce bellĭ kız kerek.” – (Boztorgay).
“Bĭznĭñ halkka talaş barda caw ne kerek?” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
3. s. Muhtemel, ihtimal dairesinde olan.
4. bağ. Tekrarlı kullanımla görevdeş öğeleri bağlar.
Keregĭnday, keregĭndiy – Gereği gibi.
Kerek körmek – Yapılmasını istemek.
Anañ Tat, babañ Tat, ne kerek saga balaban at, mĭn eşegĭñ corgalat. – Deyim. Ana babanın mevkii belli iken, sen de haline göre davran, büyük at arama, eşeğine bin de rahvanlat.
Türk Lehç.: Kırım., Nog. – kerek; Moğ. – kereg / hereg – madde, nesne, gerekli şey.
Rom: 1. s. Necesitate, trebuinţă. 2.adj. Necesar, trebuincios. 3. adv. Pe semne, probabil. 4. Conj. Fie… fie…; ori… ori…