ART

A
is. ve s.

Art
1. is. Arka, geri, peş, arka taraf, arka yüzü, sırt; arkada kalan yer veya yol; arkaya doğru olan yön; ald karşıtı.

“Kapı aşasıñ, kapı aşasıñ, / Kapı artına kaşasıñ. / Özĭñ maga kudaşasın, / Özĭñ menden kaşasın.” – (Boztorgay)
“Artka karap möñ boldık, kuyaş ta batkan, / Aldımızda körĭnmiy cılt etken yıldız.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
“Caş tuwulmız ke kızlarıñ artından cüriyĭk, salıncakka ketiyĭk.”– (Müstecib Ülküsal – Bayram Şenlĭgĭ).

2. is. Belli bir anın devamı, sonrası; sıra halindeki şeylerin devamı.

“Artı kesĭlmegen bĭr cütkürük onı zorladı.” – (Necip H. Fazıl – Ezan Sesĭ).
“Köbetenĭñ artından koşap kele.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Toy, şiir).
“Marüfe: (Artlarından çıkıp,) Sawlıkman barıñız. Aná şay dersĭñ, ekem.” – (M. Vani Yurtsever – Toy, piyes).

3. is. Bir şeyin öbür yüzü; arka yüz, art cephe.
4. s. Arkada olan, geride olan; öbür yüzünde olan.

“Kız balanıñ art etegĭ özĭne duşman.” – Deyim.
Aldı artı – Önü arkası; topu, tümü, hepsi. “Aldı artı şu on hektar cerĭñ bar.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
Ardı sıra – Peşinden, arkasından. “Hep keleler kadınlar, tola awıl. / … Ardı sıra sofralar kurulalar. / Konakbaylar aş taşıp yorılalar.” – (Mehmet Van Yurtsever – Toy, şiir).
Artı alınmak – (İş hakkında) Bitirilmek, tamamlanmak. “Yaa, tatar bolsın da müsafĭrlĭk bolmasın ! Şĭmdĭlĭk taa ĭşnĭñ bek artı alınmadı da onıştan aytaman.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
Artı kelmemek (kesilmek) – Devamı olmamak, devam etmemek.
Artın berĭp oturmak – (Kişi) Sırtını dönüp oturmak.
Artın kuwmak – Ardından gitmek, koşmak; izlemek. “Yakşı bĭr ciyrenge mĭngen bĭr bala, / Şabıp kete eñ aldında, yol ala. / Kalganları artın kuwıp keteler.” – (Mehmet H. Vani Yurtsever – Toy, şiir).
Artına kadar aşık – (Kapı, pencere) Sonuna kadar açık.
Artka artka – Geri geri. “Artka artka tartılıp / Bĭr epkĭnmen oktala” – (Şevki Bektöre – Kırım Cagaları).
Artından aytmak – Arkadan söylemek, çekiştirmek.
Artlı artından – Ard arda; birbirinin ardından. “Bĭrĭn calma, bĭrĭn cut, bĭrĭn kolda azĭr tut, / Tĭrkelsĭn artl’artından, hiç toktamay aşa, cut.” – (İsmail Otar – Çibörek).
Atın artı – Atın sırtına iki kişi binince arkadakinin yeri. “Ketseñ kıymas ala ket, / At artına sala ket. / Başĭña sıklet kelse, / Kurban etĭp şala ket.” – (Boztorgay).
Rom: s. şi adj. 1. s. Spate, partea din spate. 2. s. Revers, dos. 3. s. Momentul următor unei acţiuni. 4. (adjectival) Din spate, din dos, din urmă.
Yazar: admin