zf. ve z.
Hep. Var. ep.
1. Yine, gene.
“Batu han, … Subutay kumandan hep bĭzĭm atalarımızdır.” – (Müstecib Ülküsal – Bayram Şenliği).
“Allah bolsın, Peygamber bolsın, hep bĭzĭm iygĭlĭklerĭmĭznĭ tüşünüp bonday şiylerĭn bĭrsĭn haram, bĭrsĭn mekruh kılganlar.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
2. Hâlâ, şimdi de.
3. Daima, sürekli olarak, her zaman.
“Selâmıñman hep kuwangan barlılar. / Can taşımay belliysĭz mĭ carlılar?” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
4. Aynı; aynı şekilde.
5. z. (Hepĭmĭz, hepĭñĭz, hepsĭ) şeklinde bir topluluğun bütününü anlatır.
“Bugünden sonra arañızda bay edĭ, fukare edĭ, çĭngene edĭ, şopar edĭ, onday şiyler cok. Hepĭñĭz baysıñız, hepĭñĭz bĭrsĭñĭz.” – (Necip H. Fazıl – Kĭyew Konuşması).
Hep bĭrden; hep bĭrlĭkte – Aynı anda hepsi.
Rom: 1. adv. İarăşi, din nou, tot. 2. adv. Şi acum, încă, tot. 3. adv. Mereu, tot. 4. adv. Tot, la fel. 5. pron. Tot, totul; toţi, toate.