s.
(Ar. hazır). Hazır. Var. azır, azır, hazır.
1.Bir iş yapmak için gerekken her şeyi tamamlamış olan.
“Portlar baylı, bĭz azĭr, kâátĭmĭz kelmiy, / Ĭşĭmĭzden kan taşa, kĭmseler bĭlmiy.” – (Boztorgay).
2. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak duruma getirilmiş; hazırlanmış. Azĭr kamır – Hazır hamur.
3. Yapılmış olarak satılan. Ismarlama karşıtı. Azĭr kondıra – Hazır ayakkabı.
4. zf. Başına getirildiği fiilin bir fırsat olduğunu anlatır. Azĭr geşkende sĭzge de ograyım dedĭm.
Azĭr aşagan – Hazır yiyici.
Azĭr aşaw – Hazırdan yemek; yenisini kazanmaksızın elindekini yemek.
Azĭr bolmak – Hazır durumda bulunmak.
Azĭrge konmak – Hazıra konmak, başkasının zahmetiyle hazırlanan bir şeyden yararlanmak.
Azĭr aşawga daglar dayanmaz. – Atas. Hazır yemeğe dağlar dayanmaz.
Geşkenge mazi derler, kelecekke azĭr bol – Atas. Geçmişe mazi derler, geleceğe hazır ol.
Türk Lehç.: Kırım. – azır ; Nog., Kazak. – ázir ; Karaçay Malkar. – hazır;
Rom: adj. 1. Gata, pregătit, cu pregătirile făcute. 2. Adus la starea de utilizare, de consum. 3. (Despre produse) Confecţionat, finit, adus la faza de comercializare. 4. adv. Cu ocazia …(unei anumite acţiuni sau al unui anumit fapt).