DEMEK

D
f.

Demek.
1. Söylemek, konuşmak, söz söylemek, bir düşünceyi ifade etmek.

“At aylansa, kazıgına, degen kartlar.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
“Babam ‘param az’ dedĭ. / Anam ‘tuz man gaz’ dedĭ.” – (Boztorgay).

2. Ad vermek, adlandırmak.

“Bĭz bĭzge bĭz dermĭz, sĭz bĭzge ne dersĭñĭz?” – (Folklor – Kelime oyunu).
“Kalila : Bayram degenĭñ (Abselay’ga karap), sen aytkanıñday, şenlĭk tuwul mı ?” – (Müstecib Ülküsal – Bayram Şenlĭgĭ).

3. (Bir dilde) Karşılığı olmak, bir anlama gelmek; denilmek. Romencede “mektepke” “şcoală” derler.
8. bağ. O halde, şu halde.

“Demek, bĭzde göñĭl bĭr, şenleniyĭk. / Şay bolsa, kel toy yasap üyleniyĭk.” – (Boztorgay).

9. Bir işe kalkışmak.

Erkek tıştan, apakay ĭşten üy yasayım demelĭ.” – Atas. Erkek dışarıdan, kadın içeriden ev kurayım demeli.

10. Duyurmak, bildirmek, haber vermek.

“Aş deseñ şabar, ĭş deseñ kaşar.” – Deyiş. Aş dersen koşar, iş dersen kaçar.
Aram elâl dememek – Menfaati için her çareyi geçerli görmek.
Degen – Denilen. “Millet degen ocak ta kardaşlıktır. İnsanıñ / Ayrılmagan uruwday, her bĭrĭ tuwgan bolır.” – (Mehmet Niyazi – Sagış); “Curt degen sözĭñmen cürek tolmasa, / Ah, nasıl cürermen gurbet yaklarda?” – (Bekir S. Çobanzade – Tuwgan Tĭl).
Degende – Derken, …diye davranırken. “Bödene botka pĭşĭrgen, / Börĭkĭn otka tüşürgen. / Alayım, alayım degende, Parmaşıgın pĭşĭrgen.” – (Boztorgay).
Degendiy – Denilir gibi. “Men bazda bĭr, sen eş şalışmadan degendiy, … onlardan köp süt ĭşĭp cımırta aşap cüremĭz.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
Degenĭ şıkmak – Dediği gerçekleşmek.
Degenĭm bolsın dep ograşmak – İnat etmek, dediğini yaptırmaya kalkışmak.
Degenĭne kelmek (Bĭrewnĭñ …) – Birinin daha önce dediğine hak vermek.
Deme ketsĭn – Anlatılması güç, anlatılamaz.
Demege kalmamak – Hemen.
Demege ketĭrmek – Doğrudan doğruya değil, dolayısıyla anlatmak.
Demek ĭstemek – Bir şeyi anlatmak istemek.
Dep – Diye, diyerek. “Aytıñız menĭm anama, / Başına al şal baylasın. / ‘Bebiyĭm saldat kettĭ’ dep / Ak koy kurban adasın.” – (Boztorgay).
Dep geşmemek – Önem vermek, üzerinde durmak.
Deseñ – bağ. İse. “Bugün bala şaga sabısı bolıp cürĭmĭz. Onlar deseñ ep şay.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
Diy – Fiilerin rivayet kipinin meydana getirilmesinde kullanılabilen söz : Oynay diy – oynuyormuş. “Onı bĭraz pĭrmaryege şakırtkanlar. Bĭr toprak meselesĭ bar diy mĭ, ne diy.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık). – Bir toprak meselesi var mıymış, neymiş.
Rom: s. 1. A zice, a spune. 2. A numi, a denumi. 3. A se zice; a avea sensul de… 4. A scoate o vorbă. 5. A pronunţa. 6. A gândi, a intenţiona. 7. A (nu) crâcni. 8. Conj. Deci, prin urmare 9. A se deda la… 10. A înştiinţa..
Yazar: admin