ARAM

A
s.

(Ar. haram). Haram. Var. haram .
1. Sağlığa veya toplumun hayatına zararlı görülüp dince yasaklanmış olan.

“Kumar aram eken. Kumar osal eken. Neme lâzım. Maga bĭr tĭlĭm ötmek çıkarsın da.”– (Müstecib H. Fazıl Ülküsal – Bayram Şenlĭgĭ).

2. mec. Zararlı.
3. mec. Yararsız, faydasız.
4. mec. Kirli, pis.

“Aram para man karnıñ şĭşken, bĭr de maga akıl üyretesĭñ mĭ ? Elĭmden kelse kırşımacılarnıñ epsĭn öltĭrĭr edĭm.” – (İsmail Ziyaeddin – Rüstem).

5. mec. Çirkin; yakışıksız, ayıp, müstehcen.

“Artımızdan tagışalar, ayuwga karaganday etĭp alaylar man, külkĭler men, aram laflar man şahsiyetĭmĭznĭ karalaylar; aralarında İkmet te bar.” – (Yaşar Memedemin – Ayrılma).

6. ünl. Hakaret, aşağılama veya azar sözü.

“Oy arram, kurbanga domız denmez, murdar boldı ĭşte. Taşla onı da ket başkasın ketĭr.” – (Ahmet Karakaya – Fıkralar).
Aram aşamak – Haram yemek.
Aram bolmak – Boşa gitmek; ziyan olmak.
Aram bukmaz, kan cukmaz. – Atas. Haram (gizli tutulamaz) kokar, kan (insana) sinmez.
Aramdan kelgen aramga keter. – Atas. Haramdan gelen harama gider.
Şoban köp bolsa, koy aram öler. – Atas. Çobanlar çok olan yerde koyun haram ölür.

Türk Lehç. : Kırım., Nog., Kazak. – aram ;

Rom: adj. 1. Spurcat, abject, oprit de religie. 2. fig. Dăunător. 3. fig. Nefolositor. 4. fig. Murdar. 5. fig. Ruşinos, obscen. 6. İnjurie : Spurcatule!
Yazar: admin