CARA

C
is.

Yara.
1. Vücutta meydana gelmiş deri ve kas kesilmesi ya da zedelenmesi…

“Töbeleşke katılgan, / Kurtulamaz caradan. / Başka süygülüñ bolsa / Men şıgayım aradan.” – (Boztorgay).

2. Bir nesnenin yüzeyinde oluşmuş kesik, oyuk, delik gibi arızalar.
3. mec. Dert, üzüntü, acı…

Bülbül kondı terekke, / Kanat caydı erekke. / Senĭñ aşşı sözlerĭñ / Cara aştı cürekke.” – (Boztorgay).
Ant etkemen Tatarlarnıñ caraların sarmaga.” – (Çelebi Cihan – Ant Etkemen).
Cara almak – Yaralanmak.
Cara aşmak – a) Yaralamak. b) mec. Üzüntü vermek.
Cara ĭşlemek – a) Yaranın ağrısı devam etmek. b) İrinleşmek. c) mec. Bir üzüntü, devam etmek.
Caraga tuz sepmek – Bir derdin acısını çoğaltmak.
Carası arüw bolmak (kapanmak) – Yarası iyileşmek.
Göñĭl carası – Gönül yarası. “Aktan karası geşmez, / Aşknıñ sırası geşmez, / Er cara geşer amma, / Göñĭl carası geşmez.” – (Boztorgay).
Caman it carasız bolmaz. – Atas. Yaramaz köpek yarasız olmaz.
Pışak carası geşer, tĭl carası geşmez. – Atas. Bıçak yarası gecer, dil yarası geçmez.
Rom: s. 1. Rană. 2. (La obiecte) Defect de lovire… 3. fig. Necaz, durere.
Yazar: admin