bağ.
(Ar. amma). 1. Ama; fakat. Var. ama, amman.
“Bakkal bĭraz kıyış karay amma, gene de bĭr şiy aytmay.” – (Boztorgay).
“Aktan karası geşmez, / Aşknıñ sırası geşmez. / Er cara geşer amma, / Göñĭl carası geşmez.” – (Boztorgay).
“Aytasın sen amma, Menlĭömer akam, menden kıdıruw geşken.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Kartman Caş Arasında).
2. zf. Yanına getirildiği kelimeye aşırılık katarak şaşma anlatır.
“Millet eken, din eken, vatan eken, / Kaç cıllar bar, amma da söz tapkansız. / Bĭr fukare içkende, zewk etkende, / Awuz-cawlık etmege bez tapkansız.” – (Şevki Bektöre – Sarhoş Boray’ıñ İnadı).
Müyüz sonradan şıgar, amma kulaknı ozar. – Atas. Boynuz sonradan çıkar, ama kulağı geçer.
Şıbın kĭşkene amma, mide bulandırır. – Atas. Sinek küçüktür amma, mide bulandırır.
Rom: 1. conj. Dar, însă. 2. (adverbial) Ce mai (cât de mare, cât de mult)