is.
(Fars. bulbul). Zool. Bülbül.
1. Sesinin güzelliğiyle tanınmış olan ötücü kuş. (Lat. Luscinia megarhynchos).
“Bülbül kondı terekke, / Kanat caydı erekke. / Senĭñ aşşĭ sözlerĭñ / Cara aştı cürekke.” – (Boztorgay).
“Bülbül, torgaylardan bĭraz taa kĭşkene bolır. Başı man arkasında kestane rengĭnde kanatları bolıp, köksĭ men moynın astı bĭraz biyazga tartar.” – (Muratça S., E. Menlibay, Ali A. Naci Cafer – Tatar Tĭlĭ II).
2. mec. Sesi ve güzelliğiyle bir yeri şenlendiren kimse.
“Curtımız bĭr ormandır, / Bĭz onın bülbüllerĭ. / Curtımız bĭr anadır, / Bĭz onıñ süygüllerĭ.” – (Boztorgay).
3. mec. Kederli, mutsuz aşık.
“Bĭr hayinge kul boldım, / Candım dostlar, kül boldım. / Dertĭm dermansız eken, / Şakıgan bülbül boldım.” – (Boztorgay).
4. öz. is. Mecidiye kasabasının güneyindeki iki köyün Türkçe-Tatarca adları : Büyük (Yukarı) Bülbül / Üyken Bülbül – Ciocârlia de Sus; Küçük (Aşağı) Bülbül / Kĭşkene Bülbül – Ciocârlia de Jos.