f.
Geçmek. Var. geçmek, keşmek.
1. Bir yerden başka bir yere gitmek.
“Awalardan kaz geştĭ, / Tuymay kaldım yaz geştĭ. / Nüşün yarem kelmedĭ? /
Belkĭ menden bazgeştĭ.” – (Boztorgay).
2. Bir yandan girip öbür yandan çıkmak.
“Sırttan şık ta, kıbladan geş kerwanım, /
Dünya malın bergensĭz, kız dewranım.” – (Boztorgay).
3. Yol olarak kullanmak.
4. Bir duruma konu olmak. Tayaktan geşmek.
5. Bir şeyi artık yapamamak.
“Aytasın sen
amma, Menlĭömer akam, menden kıdıruw
geşken. Mĭnyerden anyerge kıymıldasam,
ekĭ üç güngeşĭ alay kemĭklerĭm awıriy.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Kart man Caş Arasında).
6. Olmak, meydana gelmek, cereyan etmek.
“Bĭzĭm bayramlarımız sessĭz, neşesĭz geçe.” – (Müstecib Ülküsal – Bayram Şenlĭgĭ).
7. (Hastalık) Bulaşmak, sirayet etmek.
8. Bir kimsedeki bir özellik bir başkasına da tesir etmek.
9. Bir yerde yaşamış veya çalışmış olmak.
10. Etki yapmak. Başına küneş geşmek.
11. Görev almak. Başka geşmek.
12. (-e) Kalmak, devrolmak.
13. Geride bırakmak, aşmak.
14. Üstünlük sağlamak.
“Way way, Arız man Kamber’nĭ de geştĭñĭz caam, …
Anaw cañı ösmerlĭ caşlarday bĭrbĭrĭñĭzge karap toyalmaysıñız.” – ( Altay Kerim – Biruinţa Kurabiyelerĭ).
15. Bitmek, sona ermek.
“Yaznı möñlĭk ozgardı, kış geçtĭ kaygılarman.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
16. Bir konuyu atlamak, üzerinde durmamak.
17. (Zaman) Geride kalmak, geriye kaymak, harcanmak, aşmak.
“Atma taşnı urursın, / Soñra peşman bolırsın. / Kün geşer, gönĭl geşmez, / Kene menĭm bolırsın.” – (Boztorgay).
“Yarim anda, men mında,
ey o yar, / Cılay da cılay kün
geşe.” – (Boztorgay).
“…Curtta uzun künler toy bolır, / Geçken künlernĭ oylap külgen ‘oy’ bolır.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
“Halkın oynawına, külüwüne karamagan zaman,
bu rahat korantanıñ üstünde
bĭr sagın celüwümen öttĭ geçti.” – (Mehmet Niyazi – Sawlıkman Kal).
18. Girmek, yazılmak. Tarihke geşmek.
19. Satılmak, sürümü olmak.
20. Sözü edilmek. Adı geşmek.
21. Yürürlükte olmak.
22. Okulda, sınavda başarılı olmak.
23. Bir yer gidip oturmak.
24. Bir yerin yanından veya içinden gitmek.
25. Vazgeçmek, artık istememek.
“Kırımlıman men, Kırım’dan ölürĭm de keçemem.” – (Raşit Aşkı Çorabatır – Kırım, Senden Keçemem /
Emel 2 – 1935).
26. Ölmek.
“Tuwgan köyĭm, koyınıñda / Ösĭp ketken boylarım, / Mında yaşap mında ösken / Mında
geşken soylarım.” – (Enver Mahmut – Tuwgan Köyĭm).
27. (Yard.) Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar : bazgeşmek,
Adam sırasına geşmek – Daha önce saygı görmezken, saygı görmeye başlamak.
Aldından geşĭp karamak – Bir kimsenin niyetini yoklamak. “Kıznıñ aldından da bĭr geşĭp karayık, ew ! Bakayım o ne diycek.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
Boğazından geşmemek – Yalnızlık veya bir üzüntü sebebiyle yemeğini yiyememek.
Dünyadan geşmek – Toplum hayatına karışmamak.
Felegĭñ şemberĭnden geşmek – Hayatta acı tatlı, birçok şeyler yaşamış olmak.
Geş cĭgĭtĭm geş – Geç yiğidim, geç ! (Her şeye aldırma, anlamında).
Geşkenge mazi derler. – Geçmişe mazi derler; geçmişte olanları unut.
Sözĭ geşmek – a) Hatırı sayılmak. b) Adı geçmek, anılmak.
Üstke geşmek – Baskın çıkmak.
Akıllı köprĭ tapkaşı akılsız suwnı geşer. – Atas. Akıllı köprü buluncaya kadar akılsız suyu geçer.
Rom: v. 1.-24. A trece. 2. A străbate, a traversa 6. A se petrece, a se întâmpla. 7. A contamina, a molipsi. 25. A renunţa la ceva. 26. A muri. 27. Verb auxiliar în cuvinte compuse.