GEÇMEK

G
f.

Geçmek. Var. geşmek.
1. Bir yerden başka bir yere gitmek.
2. Bir yandan girip öbür yandan çıkmak.
3. Yol olarak kullanmak.
4. Bir duruma konu olmak. Tayaktan geçmek.
5. Bir şeyi artık yapamamak.
6. Olmak, meydana gelmek, cereyan etmek.

“Bĭzĭm bayramlarımız sessĭz, neşesĭz geçe.” – (Müstecib Ülküsal – Bayram Şenlĭgĭ).

7. (Hastalık) Bulaşmak, sirayet etmek.
8. Bir kimsedeki bir özellik bir başkasına da tesir etmek.
9. Bir yerde yaşamış veya çalışmış olmak.
10. Etki yapmak. Başına küneş geçmek.
11. Görev almak. Başka geçmek.
12. (-e) Kalmak, devrolmak.
13. Geride bırakmak, aşmak.
14. Üstünlük sağlamak.
15. Bitmek, sona ermek.
16. Bir konuyu atlamak, üzerinde durmamak.
17. (Zaman) Geride kalmak, geriye kaymak, harcanmak, aşmak.

“…Curtta uzun künler toy bolır, / Geçken künlernĭ oylap külgen ‘oy’ bolır.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).

18. Girmek, yazılmak. Tarihke geçmek.
19. Satılmak, sürümü olmak.
20. Sözü edilmek. Adı geçmek.
21. Yürürlükte olmak.
22. Okulda, sınavda başarılı olmak. Sınıf geçmek.
23. Bir yer gidip oturmak.
24. Bir yerin yanından veya içinden gitmek.

Rom: v. 1. – 24. A trece. Vezi varianta geşmek.
Yazar: admin