DÜNYA

D
is.

(Ar. dunya) Dünya.
1. Evren, alem, cihan, kâinat, kosmos.

Bo dünyada atasız Ay’man Kün’dĭr. / Hayırlı tüşnĭ köstergen kadĭr tündĭr.” – (Boztorgay).

2. Yer gezegenimiz.
3. Yer yüzü, yaşadığımız ortam.

Cáyĭl kalıp dünyada / Boynımıznı urmayık.” – (Boztorgay).
“Soyıma soydaş kelesĭn, boyıma boydaş, / Dünya zewkım bolgaydıñ, akrette yoldaş.” – (Boztorgay).
“Atın sanın bek tanıgan tatarman, / Türkten özge tuwganım yok dünyada.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).

4. mec. Hayat.
5. İnsanlar, insanlık.
6. Meslektaşlar topluluğu.
7. İnançları, görüşleri bir olan insanlar topluluğu.
8. Duygu, düşünce ve hayal alemi.
9. s. Dünyanın bütünü ile ilgili olan.

Herkes onlarga suklanıp, onların başında bĭr dewlet kuşı körĭp turganda, bek köp kĭşĭnĭ öldürgen, ocaklar söndürgen dünya ceñkĭ az bĭr onganlıknı, cüreklerĭnde gürlĭkler taşıgan bu korantadan da kızgandı.” – (Mehmet Niyazi – Sawlıkman Kal).
Bo dünya – Bu dünya; yaşadığımız dünya.
Dünya başına cıgılmak – Ümitlerini yitirmek.
Dünya başına tar bolmak – Büyük bir çaresizlik içinde kalmak.
Dünya güzeli – Çok güzel (kadın veya erkek).
Dünya kadar – Pek çok.
Dünya közĭmen körmek – Sağlığında görmek.
Dünya şugıllıgı – Dünya işleri; dünya dertleri. “Şĭmdĭ herkesnĭ basıp catkan bĭr dünya şugıllıgı. Ondan başıñ kurtarıp teran şıgıp cüralmaysıñ ke.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
Dünya üyĭne kĭrmek – Evlenmek.
Dünya zindan bolmak – İnsan rahat yaşayamaz hale gelmek.
Dünyada – Hiçbir vakit.
Dünyadan geşmek – Toplum yaşamına karışmamak.
Dünyadan kaberĭ bolmamak – Çevresinde olup bitenlerden habersiz yaşamak.
Rom: s. 1.- 9. Lume; 1. Univers, cosmos. 2. Planeta Pământ. 3. Faţa globului pământesc. 4. fig. Viaţa terestră. 5. Omenire. 6. Cerc profesional. 7. Front ideologic. 8. Plan ideologic. 9. adj. Mondial.
Yazar: admin