GÜZEL

G
s.

Güzel.
1. Biçimi, ölçüleri, renkleri, hareketleri ile hoşa giden ve hayranlık uyandıran.
2. İyi, hoş. Güzel söz. Güzel masal.

“Kalem aldım kolıma, / Tüştüm sewda colına. / Sewdalık bek güzel şiy, / Eger şıksañ sonına.” – (Boztorgay).

3. Beklentilere uygun düşen.

Dünya güzelĭ – Dünya güzeli; çok güzel kadın.
Güzel bolmak – Güzelleşmek.
Güzel körmek közge sawap – Deyim. Güzel görmek göze sevap.
Güzelge ne caraşmaz. – Deyim. Güzele ne yakışmaz.
Güzelĭñ taliyĭ şĭrkĭn bolır. – Deyim. Güzelin talihi çirkin olur.
Güzel közge, akıllı korantaga kerek – Atas. Güzel göze, akıllı aileye gerek.
Güzelge toyulır, iygĭge toyulmaz. – Atas. Güzele doyulur, iyiye doyulmaz.
Rom: adj.s. şi adv. 1. Frumos. 2. Bun, plăcut. 3. Potrivit, adecvat. Drag, iubit. 5. Cuviincios, cum se cuvine. 6. (Despre vreme) Bună, frumoasă. 7. Dătător de speranţă; promiţător. 8. adv. Bine, cum trebuie. 9. adv. Cum se cuvine. 10. s. (Femeie, fată) Frumoasă.
Yazar: admin