is.
(Ar. hayal). Hayal.
1. Zihninde canlandırma yeteneği, düş.
“Bĭldĭ Gülsüm tatarlıgın, / Kırım degen curt barlıgın. / Hayalĭnde onı süydĭ.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
“Ümütĭm, hayalĭm şay tüşüp cürgende, / Moynıña sarıldım dertĭmnĭ aytıp.” – (Bekir S. Çobanzade – Tugan Tĭl).
2. Algılanan bir şeyin zihinde oluşan görüntüsü, suret.
“Köp tentiydĭm, hayalĭñ cırlarman karşıladım.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
3. Algılara dayanarak bilincin kendisi tarafından üretilen görüntü.
“Alma aldım, nar eken. / Buz belledĭm, kar eken. / Aldımdan hayal geştĭ, / Hayal tuwul, yar eken.” – (Boztorgay).
4. Belli belirsiz görülen şey.
5. Boş ümit.
Hayal etmek – Zihninde canlandırmak.
Hayal kurmak – İstenen, özlenen şeyleri düşünmek.
Hayal kuwmak – Hayal kurmak; hayallere dalmak, düşünmek.
Rom: s. 1. İmaginaţie, putere de a-şi imagina. 2. İmagine. 3. Închipuire. 4. Vedenie, umbră, nălucă. 5. İluzie; speranţă neîntemeiată, deşartă.