is.
(Ar. heva). Hava. Var. hava, hawa1.
1. Yer yuvarlağını saran gazlar küresi; atmosfer.
2. Meteorolojik olayların bütünü.
“Cawınnı awanıñ yukusı, cellĭ awanıñ kuytusı tatlı.” – Atas.
3. Bu olayların bir yerdeki durumu; iklim. Awa carık. Awa salkın.
4. Gökyüzü; boşluk.
“Büdürlĭ kabık man cabuwlı kewdesĭ tışta, awadadır.” – (Tatar Tĭlĭ – II).
5. Çevreyi kuşatan boşluk.
“Awalardan kaz geştĭ, / Tuymay kaldım, yaz geştĭ. / Nüşün yarem kelmedĭ? / Belkĭ menden bazgeştĭ.” – (Boztorgay).
6. Gök doğrultusu.
7. Keyif, ruh hali.
8. (Görünüş, davranış, söz için) Bir kimseye mahsus özellik.
9. Tarz, uslup.
10. Durum, ortam, atmosfer.
11. mec. Anlamsız, boş durum, davranış, söz.
12. mec. Çekicilik, alım, cazibe.
Awa almak – I – (Biri) a) Açık havada gezmek. b) argo. Umduğunu bulamamak. II – (Bir şeyin) İçine hava girmek.
Awa aşılmak – Bulutlar dağılmak.
Awa buzmak – Havada yağış ve fırtına belirtileri gözükmek.
Awa deñĭştĭrmek – İklimi değişik bir yere gidip oturmak.
Awa kapanmak – Hava bulutlanmak.
Awa kararmak – a) Akşam karanlığı çökmek. b) Hava bulutlanmak.
Awa küresĭ (tabakası) – Atmosfer.
Awa yolı – Hava yolu; uçak yolu.
Awada kalmak – a) Bir şey yüksekte, askıda bulunmak. b) mec. Bir iddia, deliller olmayınca inandırıcı görünmemek.
Awadan sudan konuşmak – O an için bir önemi olmayan şeylerden söz etmek.
Awaga ketmek – Boşa gitmek, hiçbir işe yaramamak.
Awaga sawurmak – Gereksiz yere harcamak.
Awalarga uşmak – Çok sevinmek.
Murnu awada – Çok kibirli.
Taze awa – Taze hava.
Temĭz awa – Temiz hava.
Ananıñ aklı balada, balanıñ aklı awada. – Deyim. Ananın aklı çocukta, çocuğun aklı havada.
Oga köre awa oş – Deyim. Ona göre hava hoş; bir şeyin öyle veya başka türlü olması onu ilgilendirmez.
Börĭ tumanlı awanı süyer. – Atas. Kurt dumanlı havayı sever.
Cawınlı awanıñ yukusı, cellĭ awanıñ kuytusı. – Atas. Yağmurlu havanın uykusu, rüzgârlı havanın kuytusu (hoştur).
Rom: s. 1. Aer, atmosferă. 2. Vreme , timp, stare a atmosferei. 3. Climă, aer. 4. Cer, văzduh. 5.-6. s. Aer, înalt, sus. 7. Voie, dispoziţie. 8. Expresie, mină, înfăţişare. 9. Stil, mod, fel, ton. 10. Ambianţă, cadru, decor. 11. Deşertăciune, fleac. 12. Atracţie, farmec.