ARA

A
is.

Ara
1. İki şeyi birbirine bağlayan veya birbirinden ayıran açıklık, boşluk, yol, ortam, yer.

Aramızda otlak bar, köyĭmĭz yakın. / Bĭr kuyudan suw ĭştĭk, unutma sakın.” – (Boztorgay).
Bĭr kol kalabalığı körünür, hiç toktamaz. / Awuzlarman sawutnıñ arasında katalar.” – (İsmail Otar – Çibörek).

2. İki olayı birbirinden ayıran zaman bölümü; zaman aralığı.

Aradan bĭr ay geşmedĭ, bĭzĭm awuşta ĭler tutar kalmadı.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).

8. Tiy. Spor. Tiyatro oyununun perdelerinden veya spor oyunlarının bölümlerinden sonra verilen dinlenme süresi; antrakt, mola, devre arası.

Ara bermek – Birişibirsürebırakmak, durdurmak.
Ara kapı – İki oda veya yapı arasında açılan kapı.
Ara sıra – Seyrek olarak; zaman zaman. “Geşemen üyüñ aldından ara sıra, / Cüregĭme ot saldıñ, aştıñ cara.” – (Boztorgay).
Ara sokak – Yan yol; bir ana yola açılan yol.
Ara yerde – Arada; aralıkta.
Arada bĭr – Seyrek olarak; zaman zaman.
Arada kalmak – İki taraf arasındaki bir işi halletmeye çalışırken güç durumda kalmak.
Arada sırada – Zaman zaman, bazen.
Aradan – O zamandan bugüne kadar.
Aradan şegĭlmek – Aradan çekilmek.
Aradan şıgarmak – Eldeki birçok işlerden birini yapıp bitirivermek.
Aradan şıkmak – Aradan çıkmak (çekilmek).
Araga kĭrmek – Araya girmek. a) İki kişi arasındaki bir işe karışmak. b) İki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak. c) Bir iş yapılırken ona engel olan başka bir şey çıkmak.
Araga salmak – Bir kimseyi aracı etmek.
Bĭr ara – Bir an; bir süre.
Bĭr arada – Birlikte, bir yerde.
Bo arada – Bu esnada, bu sırada. “Bo merret kalgır şiynĭ, (bu arada cĭgáranı sĭlekĭyler ve sĭgára agaçka tıgar), ĭşmesek bek arüw bolacak ya.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
Dört duwar arası – Kapalı bir yerde.
Dört köz arası – İki kişi arası.
Kaşman köz arasında – Çok kısa br zaman içinde; hemen.
Lap aramızda – “Başkaları bilmesin” anlamında.
Öz aramızda – Kendi aramızda; yabancı kimse bulunmaksızın.
Şo arada – a) O vakit, o sırada. “Şo arada halk bo yaka, Dobruca’ga köçmege başlay.” – (Necip H. Fazıl – Kırım). b) Hemen, derhal. “Baksa, banaa Cumadan şıkkan son, mında saga kĭrdĭm, şo arada ekĭndĭ vaktı da bolayatır.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
Rom: s. 1. Spaţiu, interval, distanţă; loc. 2. Pauză, răstimp. 3. Relaţie, legătură.
Yazar: admin