öz. is.
(Ar. Allah). Allah. Var. Allah. Eşanl. Çalap, Huda, Kuday, Mewla, Rab, Tañrı, Yaradan.
1. Kâinatta var olan her şeyin yaratıcısı, insanın koruyucusu ve tek olduğuna inanılan, kendisine ibadet edilen yüce ve üstün varlık.
“Egĭnler demet demet, / Kaşıñ közĭñ kıyamet, / Men ketemen colıma, / Sen Alla’ga emanet.” – (Boztorgay).
“Akşam catsam sarsıla oñ bĭlegĭm. / Catsam tursam, Alla’dan , sen tĭlegĭm.” – (Boztorgay).
“Kartanay: – Allah cümlege tözüm bersĭn, cılaşmañız bebiylerĭm, dep közlerĭn sürte, tuygan köy halkı bĭrer ekĭşer kele edĭ.” – (Mehmet Niyazi – Sawlıkman Kal).
2. mec. Allah adı bazı isim tamlamalarında tamlanan kelimenin anlamını kuvvetlendirir. Alla’ñ tembelĭ – Çok tembel. Alla’ñ azabı – Büyük azap.
3. ünl. Allah ! Allahım ! a) Ah ! , Vah !; ağrı duyulduğunu anlatır.
“ Alla , başım awıra, aydamagım, / Ay tamagım. / Kaydalarda cüre eken / Aydamagım?” – (Boztorgay).
Alla Alla – a) Şaşma veya can sıkıntısı anlatır. “Alla Alla, köp ayttım, uzun kettĭ, / Hanlık sözĭ aklımnı tentek ettĭ.” – (Osman Toktamaz – Bĭlgenĭm). b) Alla Alla ! – Türk askerinin hücum narası.
Alla Alla demek – Allah adını sık sık anmak. “Alla Alla dedĭler, / Altı koynı cedĭler.” – (Boztorgay).
Alla yarattı dememek – Acımasızca dövmek.
Alla’ıñ belâsı – Varlığı ve yaramazlığı insanı üzen kimse.
Alla’ıñ emrĭ – a) Allah’ın bir iradesi. “Nesĭ yat şunıñ, anay? Alıp kaçmak ta Allah’ın emrĭ tuwıl mı ?” – (Mehmet Vani Yurtsever – Toy, piyes). b) Kader.
Alla’ıñ kulı – İnsan, kişi, adam.
Alla’ıñ sıcagı – Çok sıcak bir yer veya gün.
Alla akıl pĭkĭr (fikir) bersĭn. – Deyim. Akılsızca davrananlar için sitem ve iyi dilek sözü.
Alla aşkına. – Deyim. Birine bir hususta yalvarmak için söylenen söz.
Alla bĭle (bĭlĭr). – Deyim. a) Ne olacağı belli değil. b) Ben bilmiyorum, olup olmayacağını Allah bilir.
Alla bĭlĭr, kul sezer. – Deyim. Allah bilir, kul sezer.
“Alla bĭr” degenĭnden başka sözĭne inanılmaz. – Deyim. Birinin çok yalancı olduğunu anlatmak için söylenir.
Alla bĭr yastıkta kartaytsın. – Deyim. Yeni evlenenlere söylenen bir iyi dilek sözü.
Alla maga, men saga – Deyim. Şimdi sana borcumu ödeyecek param yok, kazanırsam öderim.
Alla mĭsapĭrĭ – Bir yerde, çağrılmadan konaklamak zorunda kalan kimse.
Alla muradıñ bersĭn. – Deyim. İyi dilek sözü.
Alla namertke muhtac etmesĭn. – Deyim. Allah namerde muhtaç etmesin.
Alla nazardan saklasın – Deyim. Allah nazardan korusun.
Alla raatlık bersĭn. – Deyim. Yatmaya gidilirken söylenen iyi dilek sözü.
Alla ramet eylesĭn – Deyim. “Allah merhamet etsin” anlamında, ölüleri hayırla anmak için söylenen söz.
Alla razı bolsın – Allah senden razı bolsın.
Alla şifa bersĭn – Deyim.Ağır hasta bir kimseye söylenen iyi dilek sözü.
Alla tözüm bersĭn – Deyim. Allah dayanma gücü versin.
Alla uzun ömĭrler bersĭn. – Deyim. Allah uzun ömürler versin.
Alla üşün – Deyim. Gerçekten, doğrusu.
Alla yarattı dememek – Deyim. Acımasızca dövmek.
Alla yazmasın. – Deyim. Allah kötü bir durumla karşılaştırmasın.
Alla’dan kork ! – Deyim. “Yapma, utan !” anlamında.
Alla’dan sıska, ne yapsın muska ? – Deyim. Allah’tan sıska, ne yapsın muska ?
Alla’ga şükür. – Deyim. Durumdan memnun olunduğunu anlatır.
Alla’dan korkmagandan korkılır. – Atas. Allah’tan korkmayandan korkulur.
Alla’dan ölĭm tĭleme, belâ berĭr. – Atas. Allah’tan ölüm dileme, belâ verir.
At borcıman kız borcın Alla öder. – Atas. At borcu ile kız borcunu Allah öder.
Caşnı caşka ber de, kısmetlerĭn Alla’dan tĭle. – Atas. Genci gence ver de, kısmetlerini Allah’tan dile.
Tüşkennĭñ Alla’sı yoktır. – Atas. Düşenin Allah’ı yoktur.
Rom: s. propr. Allah, Dumnezeu.