is.
Baba. Var. babay .
1. Çocuğu olmuş erkek. Baba bolmak – Baba olmak.
2. Bir çocuğa göre kendisinin dünyaya gelmesine etken olan erkek.
“Kırım’nıñ çöl betĭnde, / Azaw’nıñ bĭr çetĭnde, / Şırın atlı bĭr köyde, / Belkĭ cartı bĭr üyde / Babam tuwgan. “ – (Mehmet Niyazi – Sagış).
“Rasĭm (ballarnı kuwup) : Ne kıyar kıdırasız mında ? Anyerde hocañız otırı, babalarıñız otırı ! Ketĭñĭz şĭndĭ ! Balaban bolganda kelĭrsĭñĭz” – (Müstecib H. Fazıl – Bayram Şenlĭgĭ).
3. Ata, cet.
4. Koruyucu, velinimet.
5. Kurucu, bir şeyi ortaya çıkaran kimse.
6. (Örgütlerde) Başkan.
7. Denizc. Rıhtıma yanaşan gemilerin palamarlarını bağlamak için rıhtıma konmuş dökme demirden veya betondan silindir; iskele babası.
Baba baylıgı – Baba zenginliği.
Baba bolmak – Baba olmak; (erkek kimse) çocuk sahibi olmak.
Babaca, babaday – Baba gibi.
Baba curtı – Baba yurdu; babadan, dededen kalma ev, toprak, ülke.
Baba nasiyatı – Baba nasihatı; ancak bir babanın vereceği nasihat.
Baba yagı tuwganlar – Baba tarafı akrabalar.
Babadan balaga – Babadan oğula.
Babadan kalma – Baba mirası olan.
Babaları bĭr, anaları ayrı – Babaları bir, anaları ayrı olan kardeşler.
Babalarımız – Atalarımız, bizden önceki kuşaklar.
… babam, … – Tekrarlanan iki emir anlamlı fiil arasında işin sürekliliğini anlatır : Şalış babam, şalış ! – Durmadan çalış.
Türk Lehç.: Kırım., Nog., Kazak. – baba ; Karaçay Malkar. – ata ;
Rom: s. 1-2. Tată, părinte. 3.Strămoş. 4-5. Părinte, fondator. 6. Şef, căpetenie. 7. Baba de cheu.