AZBAR

A
is.

Bahçe, avlu; üzerinde bir yapı bulunan ve bir ailenin her türlü mal varlığını içine alan, etrafı çitle, tahta perdeyle veya duvarla çevrili yer.

Bütün tabiyatnı yeşĭllĭk ve şeşeklermen süslegen ilkbahar bĭle, kelgende Yaşar alarnıñ yüksek kalawına kadar bara, azbarga kĭrmiy eken.” – (Boztorgay).
“Azbarıñda gül bar mı? / Fesĭñde püskül bar mı? / Keşe odaña kelsem / Bo ĭşte müşkül bar mı?.” – (Boztorgay).
“Şalışkanlarıñ menden nesĭ artık? Azbarın bılaştırmaga bĭr sıyırıman beş tawugı tuwul mı şo ?” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
“Dedĭ : Bugün hiç bolmaz toyga ketmek, / Azbardakı ĭşlernĭ etmek kerek.” – (M. Vani Yurtsever – Toy, şiir).
Azbarıñda bĭr kart bolsa, azbarıña it ne kerek? / Üyüñde bĭr kartiy bolsa, kapıña kĭrt ne kerek? – Atas. Avlunda bir ihtiyarın varsa, avluna bekçi köpek neyine gerek ? Evinde bir nine varsa, kapına kilit neyine gerek ?

Türk Lehç. :Kırım. , Nog. – azbar ; Karaçay Malkar. – abzar ; Kazan. – azbar, abzar ağıl ;

Rom: s. Curte, bătătură, ogradă.
Yazar: admin