is.
(Ar. asker). Asker.
1. Orduda görevli bulunan herkes.
“Cawnı bek tez öttĭrsĭn, askerlerge çibörek, / Bek köp yıllar yaşasın, kart, kartiyge çibörek.” – (İsmail Otar – Çibörek).
2. Askerlik.
3. Ordu, silâhlı kuvvetler.
“Bar, binbaşı Turkut man Bek-Alĭ’ge ayt, askerlerĭn taa ziyade balaban kapınıñ etrafına cıysınlar.” – (İsmail Ziyaeddin – Çora Batır).
“Acayĭp ĭşler, alem şaşkınlıkta… / Kasaba, köyler asker men sarıldı. / Automat, kurşun karşısında, / Tatarlar kapı tışarı yasaldı.” – (Yaşar Memedemin – Anka).
4. s. Asker gibi (sert, kuralcı).
“Ekĭ üş seneden berĭ a öldĭm, a kaldım şartları ĭşĭnde… kışta yazda marebe etken bĭr askersĭn.” – (Altay Kerim – Kâniye).
Rom: s. 1. Militar, ostaş, soldat. 2. Militărie, cătănie; stagiu militar. 3. Armată. 4. adj. Milităros, de militar; fig. aspru.