AŞIK2 (aşıq)

A
s.

Açık. Var. açık.
1. Açılmış, kapalı olmayan.

“Al eken kölegĭ, / Aşık eken yakası. / Oynayatkan kardaşı, / Yapıştırgan akası.” – (Boztorgay).
“Sahnenĭñ perdesĭ aşık. Sahne Alimseyit’nĭñ üyĭn temsil eter.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).

2. Engelsiz. Collar aşık.
3. Örtüsüz, çıplak, görünürde.

“Ay tuwdı, ayım aşık. / Sofralar toldı kaşık. / Alem ne dese desĭn, / Süygülüm maga aşık.” – (Boztorgay).

4. (İşyeri, kadro hakkında) Görevlisi olmayan, münhal, boş.
5. İşler durumda olan. Aşık tükân.
6. Belli, meydanda, anlaşılır. Aşık seçĭk. Aşık bĭr hakikat.
7. Gizli olmayan. Aşık oynama.
8. (Bir kimsenin) Konuşması, düşünmesi, başkalarını kabul etmesi kolay olan.
9. Anlayışlı.
10. (Renk için) Koyu olmayan. Aşık kave rengĭ.
11. (Gök ve hava için). Bulutsuz.

“Tañ karangısından turup babam man kasabaga ketemĭz. Colda başka araba seslerĭ de eşĭtĭle. Kök aşık, ama küneş yok. Karşımızda köknĭñ kenarı kızara.” – Muratça Seit-Abdula – Tatar Tĭlĭ I).

12. is. Belli bir yerin biraz uzağı.
13. is. Eksik, yetersizlik.
14. zf. Açıkça, doğru olarak.

Aşıgın kapatmak – Eksiğini tamamlamak, kusurunu örtmek.
Aşık aşık – Saklamaksızın, açıkça.
Aşık awa – Yapı, bina dışı olan, bir çatı altında olmayan yer.
Aşık kapı bırakmak – Bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak.
Başı aşık – Şapkasız veya başörtüsüz.
Elĭ aşık – Cömert.
Közĭ aşık – Gözü açık; uyanık, becerikli.
Közĭ aşık ketmek – Bir dileğine erişemeden ölmek.
Colıñ aşık bolsın ! – Deyim. Yolculara söylenen bir iyi dilek sözü.
Kapım aşık, törĭm boş – Deyim. Her zaman buyur, evim sana daima açık, anlamında.
Açık awuzga çıbın kĭrer. – Deyim. Açık ağıza sinek girer.
Erte turgannıñ kısmetĭ aşık – Atas. Erken uyananın kısmeti açık.

Türk Lehç.: Kırım – açıq ; Nog., Kazak. – aşıq ;

Rom: adj. 1.-14. Deschis. 2. Liber, lipsit de obstacole. 3. Descoperit, dezvelit. 4. Vacant. 5. În stare de funcţionare. 6. Clar, inteligibil, explicit. 7. În văzul tuturor, aflat la iveală. 8. Pregătit pentru a primi. 9. Receptiv, înţelegător. 10. Decolorat, deschis. 11. Liber, neacoperit. 12. s. Depărtare, largul a ceva. 13. s. Deficit, neajuns, lipsă. 14. adv. În mod deschis.
Yazar: admin