AÇ1

A
s. ve is.

Aç. Var. aş3 .
1. is. Yiyecek bulamayan, yoksul kimse.

“Bĭr tĭlĭm ötmek içün insanlıktan keçken, milletĭn, şerefĭn, namusun yabancılarga tahkir ettĭrmege mecbur bolgan günahsız açlarnı acıdı.” – (Necip H. Fazıl – Ezan Sesĭ).

2. s. Yemek yememiş; karnı doymamış.

“Yaa. Başı sawlık … bol, calangaç bol, tek saw bol.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Toy, piyes).

3. is. ve s. mec. Gözü doymaz.
4. s. mec. Çok istekli.
5. zf. Karnı doymamış olarak.

“Tĭrkelsĭn artl’artından, hiç toktamay aşa, cut. / Cıyrık bolsañ toymazsın, turarsın sopradan.” – (İsmail Otar – Çibörek).
Aç ayuw oynamaz. – Atas. Aç ayı oynamaz.
Aç kekĭrĭr, tok sekĭrĭr. – Atas. Aç geğirir, tok zıplar.
Aç ölgennĭñ mezarı yok. – Atas. Aç ölenin mezarı yok.
Aç tawuk özĭn ambarda körĭr. – Atas. Aç tavuk kendini ambarda görür.
Aç tawuknıñ tĭşĭne tarı ener. – Atas. Aç tavuğun rüyasına darı iner.
Açnıñ karnı toyar, közĭ toymaz. – Atas. Açın karnı doyar, gözü doymaz.
Akşamdan son cürgennĭ ya it kabar, ya aç. – Atas. Akşamdan sonra dolaşanı ya köpek kapar, ya aç.

Türk Lehç. : Kırım., Kazan., Karaçay Malkar. – aç ; Nog. – aş ;

Rom: 1. s. Flămând; nevoiaş. 2. adj. Nemâncat, flămând. 3. s. şi adj. fig. Lacom. 4. fig. Dornic, pasionat. 5. adv. Flămând.
Yazar: admin