is.
(Ar. emanet). Emanet.
1. Korunmak için bir yere, bir kimseye teslim edilen kişi veya eşya.
“Asabamsın, sen menĭmsĭn kadáy. / Elâlımsın asabay, kadáy. / El kolında emanetsĭn asabay, kádáy.” – (Boztorgay).
“Bĭz şĭmdĭ kaytacakmız, ama sĭzge bĭr emanet taşlaycak bolamız.” – (Altay Kerim – Kâniye).
2. Bir kimse ile bir yere gönderilen şey.
3. Eşyanın korunmak üzere bırakıldığı yer.
Emanet etmek – Bir şeyi, bir kimseyi bir yere korunmak için bırakmak. “Sawlıkman kal can dostım, / Ketecekmen yar. / Senĭ de Huday’ga emanet / Etecekmen yar.” – (Boztorgay).
Atman awrat emanet berĭlmez. – Atas. At ve avrat emanet verilmez.
Emanet atka mĭngen tez tüşer. – Atas. Emanet ata binen çabuk iner.
Emanetke hıyanet etme. – Atas. Emanete hıyanet etme.
Rom: s. 1. Gaj, amanet, zălog. 2. Obiect trimis prin cineva. 3. Birou de amanetare.