bağ. ve zf.
Ancak. Var. anca .
1. zf. Sadece, yalnız.
“İzni Hüda ile Hazreti Sultan, / Ehli İman bekler hicretke ferman, / Ancak senden olur bu dertke derman.” – (Kırım Türküsü).
“Cüregĭ bonlarman bĭlensĭn. Ancak o wakıt bĭr millet bolıp yaşamaga hak kazanacagımızdan ümĭtvar bolırsıñ.” – (Necip H. Fazıl – Kırım).
2. zf. Güçlükle.
“Armut, elma, erĭk, ayva, cewez tereklerĭ cemĭş men tolı. Cemĭş toplaganlar ancak toplap yetĭştĭre-bĭleler.” – (Heyet – Tatar Tĭlĭ II).
3. bağ. Ama, lâkin.
4. En erken.