is.
(Ar. emr). Emir, sözlü veya yazılı buyruk.
“Zahide üçün hayalĭnde bek üyken oñganlık beslegen Böralĭ askerlĭk emrĭn algan edĭ.” – (Mehmet Niyazi – Sawlıkman Kal).
“Haydı zırıltı eteberme. Senĭñ emrĭñmen cürecekmen mĭ men ? Şalış emĭş !” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
Emĭr almak – Emir almak.
Emĭr askerĭ – Emir eri. ( Rom. – ordonanţă )
Emĭr bermek – Emir vermek.
Emĭr kulı – Aldığı emirlere uymak zorunda olan kimse.
Emĭr subayı – Yüksek rütbeli komutanın emrine verilmiş subay.
Emrĭ temĭr kese – Deyim . Emri demir keser.
Rom: s. Ordin, dispoziţie, poruncă