is.
Anat. Azı dişi. Var. azuwtĭş .
“Üçyüz doksan yaşadım, / Tüb azuwım boşadı. / Menĭm aytkanım halk tutmaz,/ Halk tutsa da Han tutmaz.” – (Ekrem ve Hilmiye Mehmet Ali – Tepegöz).
“Bu tay tostakay tuyaklı, sarımsak azuwlıdır. O saga arkadaş bolacak, o man bek köp ĭşler köreceksĭñ.” – (Ahmet Karakaya – Çorabatır).
Awızlıgın azuwına almak – a) (At için) Gemi azıya almak; gem demirini azı dişleriyle sıkıp binicinin yularla çekişini etkisiz bırakmak, onun isteklerine karşı gelmek. b) mec. Söz dinlememek.
Kĭşkene / ald azuw tĭşĭ – Küçük azı dişi. (Rom. premolar).
Rom: s. Anat. Măsea, molar.