s. ve is.
Atlı.
1. Atı olan.
“Oydan kelĭr on atlı, / Kırdan kelĭr kırk atlı, / Kırkawı da torı atlı.” – (Boztorgay).
2. is. Binici, ata binmiş kimse.
“Şabıp cüre bĭr atlı köy içĭnde, / Köy kızların şakıra köbetege.” – (Mehmet H. Vani Yurtsever – Toy, şiir).
3. is. Ask. Binek atı kullanan asker veya asker sınıfı, süvari.
“Ruslar üstlerĭne tüşkenĭmĭznĭ tuymay kalsınlar; eskĭsĭndey, öz curtlarında Tatar atlısın körgende, köplĭklerĭn de, hazĭrlĭklerĭn de unutsunlar .” – (İsmail Ziyaeddin – Çora Batır).
Atlı kelmek – Etnogr. mec. Eli dolu gelmek. Kĭyew Konuşması denilen şölende bazen, yakışıksız bir hareketinden dolayı bir delikanlı salondan dışarı çıkarılır. Cayaw ketĭp atlı kelse, yani boş elle gidip hediyelerle dolu gelirse ancak, affedilip içeri alınır.
Rom: 1. adj. Cu cal; care posedă cal. 2. s. Călăreţ. 3. s. Mil. Cavalerist, călăraş; cavalerie.