s. ve z.
Bu. Var. bu.
1. s. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olan.
“Ketecekmĭz bo yerden dawullı toyday, / Kalacaktır göñlĭmĭz cayragan koyday” – (Boztorgay).
“Bo pursatnı kaçırmamalı, ötmek parasın çıkarmalı.” – (Müstecib Ülküsal – Bayram Şenlĭgĭ).
2. z. En yakında bulunan veya az önce anılan bir şeyi gösterir. (Çekimli şekilleri : Bonıñ – bunun, boga – buna, bonı – bunu, bonda – bunda, bondan – bundan; çoğulu : bolar, bonlar – bunlar).
“Bo tutkan, / Bo soygan, / Bo pĭşĭrgen, / Bo ‘Ka maga?’ degen.” – (Boztorgay).
“Babaña barıp calbarmam, anañdan sormam. / Boga derler cĭgĭtlĭk, alırman zorman.” – (Boztorgay).
Bo yüzden – Bu sebepten.
Akıl bo ya – Deyim. İnsanın aklına şu düşünce de gelebilir, anlamında.
Bo kadar kusur kadı kızında da bolır. – Deyim. Bu, önemiz bir kusurdur, anlamında.
Senden süyer kĭşĭm cok, bondan artık aşım yok. – Deyim. Senden daha çok sevdiğim kimsem yok, bundan fazla aşım yok.