KELEBE

K
is.

(Ar. kelâve) Kuyu çıkrığı; kuyu bocurgatı. Var. kelebek.

“Su çıkarmak için kelebe, kelebeyi çevirmek için bir at, atı sürmek için bir insan, kovayı kuyudan çekmek için kuvvetlĭ bir insan kullanılır.” – (Müstecib Ülküsal – Dobruca ve Türkler).
“Tüşüncelĭ tüşüncelĭ, Dewlet babay kuyunıñ başına mĭndĭ, kelebege yapıştı.” -(Nevzat Yusuf – Dorı At).
“Unutmam bĭr vakıt tuwgan köyĭm colların, / Kelebeklĭ kuyınıñ salkın suwın.” – (Necibe Şukuri – Azaplar).
Rom: s. Vârtej; cilindru de fântână, cu manivelă pentru a înfăşura frânghia căldării pe cilindru.
Yazar: admin