is.
Kelebek. Var. kömelek.
1. Zool. Renk renk pullarla kaplı dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad.
“Üstünde mawı yelek, / Süslengen benek benek. / Yarem uzaktan körseñ, / Sanırsın bĭr kömelek.” – (Boztorgay).
2. s. Kelebek biçiminde olan.
3. is. Spor. Suda yüzmenin bir çeşidi.
Gömelek közlĭk – Kelebek gözlük. (Rom. Pince-nez).
Gömelek kravat – Papyon kravat. (Rom. Papion).
Tabanlarına gömelek cakmak – Etnogr.Tabanlarına kelebek sürmek, eski bir inanışa göre, koşucuya geçilmezlik sağlarmış. “Dorı atımnı geşalmaz, eş geşalmaz. Bo baharda, bĭrewge köstermeden, bĭrewge aytmadan onıñ dört tırnagına da gömelek caktım.” – (Nevzat Yusuf Sarıgöl – Kündelĭkşĭ / Karad. 151).
Rom: s. 1. s. Zool. Fluture. 2. adj. În formă de fluture. 3. s. Stil de înot fluture.