is.
(Fr.>Rom.Türk). Baraj.
1. Bent; su seddi.
“Ursacıgar batır o yerge bĭraz taa yakınlaşkanda, bĭrköp kĭşĭlernĭñ balaban kayalarnı, kütük, tahta, beton ve başka siylernĭ taşıp suwnıñ yatagına bĭr baraj yasamaga oğraşkanların körgen.” – (Boztorgay).
2. mec. Herhangi bir alanda başarıyı tespit için gerekli olan ek deneme veya şart.
Rom: 1. Baraj. 2. fig. Întrecere suplimentară între concurenţi în caz de egalitate.