is.
Avcılık.
“Ĭşte balam, caşlıgımda men saga bek arüw etĭp awcı-lıknı üyretken edĭm, padışalıgımda sendìy etĭp kuş awlagan başka bĭr kĭmse yok.” – (Nedret ve Enver Mah¬mut – Ayuw Kulak Batır).
Awcılık etmek – Avlanmak; avcılıkla uğraşmak.
Rom: s. Vânătoare.