f.
Atamak.
1. Ad koymak.
“Balların ul soyın atın Kamber, kızın atın da Arız ataydılar.” – (Ekrem ve Hilmiye Mehmet Ali – Tepegöz).
“Kel zaman, ket zaman, Köroglu’nıñ kadını bĭr oglan dogura. Onın adını Asan ataylar.” – (C. Bekirov – Köroğlu Destanı / Emel D.).
2. Tayin etmek, görevlendirmek.
Rom: v. 1. A numi, a denumi. 2. A numi (într-un post).