is.
Alış veriş. Var. alışverĭş, alım-berĭm.
1. Alım satım, ticaret.
2. Dükkândan, çarşıdan gerekli şeyleri satın alma.
3. İlişki, bağ.
“Kartlarga saygı ete, akranların süye, alışına berĭşĭne saglam, özĭne taşlangan ĭşlernĭ keregĭnday başarıp bola edĭ.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
Alış berĭş etmek – a) Ticaret yapmak. b) Gerekli şeyleri satın almak.
Alışberĭşĭn kesmek – Bir kimse ile ilişkilerini kesmek.
Doslar alışberĭşte körsĭn. – Deyim. İş yapıyor densin.
Adamıñ arüwĭ alışberĭşte bellĭ bolır. – Atas. Adamın iyisi alış verişte (ilişkilerde) belli olur.
Akrabañman aşa, ĭş, alışberĭş etme. – Atas. Akrabanla ye, iç, alışveriş yapma.
Rom: s. 1. Negoţ, comerţ. 2. Cumpărături. 3. Relaţie, legătură.