is., s., zf. ve ünl.
Geri.
1. Bir şeyin arkada olan veya sonra gelen bölümü. İlerĭ karşıtı.
2. Bundan başkası veya sonraki.
3. Son, sonuç.
4. Geçmiş, mazi.
5. s. mec. Gelişememiş, ilerleyememiş.
6. s. (Saat için) Eksik gösteren.
7. zf. Geriye doğru.
“Cümle cemaat, kırsızımız gerĭ kaytıp kelgeşĭ bĭrew tışka şıkmaycak, bĭrew ĭşerĭ kĭrmiycek.” – (Altay Kerim – Kâniye).
8. ünl. Geri dön, geri git !
Gerĭ kalmak – a) Arkada kalmak. b) Geçikmek. c) Çağdaşlarının veya akranlarının düzeyine yetişememek.
“Cahil ve gerĭ kalgan halkımızga bütün bu işlernĭ ve taa kerek bek köp şiylernĭ katĭp üyretiyĭk ?” – (Müstecib Ülküsal – Bayram Şenlĭgĭ).
İlerĭ gerĭ konuşmak – Gönül kırıcı sözler söylemek.
Atılgan ok gerĭ kelmez. – Atas. Atılmış ok geri gelmez.
Rom: s. adj.şi interj. 1. Partea din spate; partea următoare. 2. Parte complementară, rest. 3. Sfârşit; urmare, continuare. 4. Trecut. 5. adj. Înapoiat. 6. (Despre ceas) Rămas în urmă. 7. adv. Înapoi, îndărăt. 8. interj. Înapoi !