ENDEK

E
is.

(Ar. handek). Hendek; kazılmış uzun çukur.

“Nasrettin Hoca, ĭşte şĭmdĭ zamanı dep ögĭznĭñ müyĭzlerĭn arasına sekĭrĭp mĭne ama, ögĭz de ögĭzlıgĭn ete : bĭr sallay, Rahmetlĭnĭ tap col boyında endekke şaptıra.” – (Nevzat ve Nermin Yusuf – Nasrettin Hoca).
Cayilge meram anlatmak, tüyege endek atlatmaktan kıyındır. – Atas. Cahil kimseye meram anlatmak deveye hendek atlatmaktan zordur.
Rom: s. Şanţ; groapă.
Yazar: admin