s.
Kenarsız, sınırsız.
1. Kumaşlarda, daha sık dokunan şerit halindeki kenarları olmayan.
2. Sınırı olmayan, sınırla ayrılmamış olan, uzanıp giden.
“Uçmagımız Yeşĭl Curt, bayragımız cĭksĭz kök / Bolsın diymen…” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
3. mec. Aşırı.
“Atnı kamşı öttĭrĭr, ernĭ namus, degenler. Bo söz de cĭksĭz tuwıldır ya!” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık).
Cĭksĭz kargış cerĭn tapmaz.” – Atas. Sınırsız beddua yerini bulmaz.
Rom: adj. 1. Netivit, fără tiv. 2. Nemărginit, nelimitat. 3. fig. Fără măsură, necumpătat.