f.
Benzemek. Var. beñzemek. Eşanl. uşamak.
1. İki kişi veya şey arasında birbirini andıracak kadar oratak nitelikler bulunmak.
“Vay, mınaw caş delĭkanlı menĭm kĭşkene ulıma ne kadar benziy !” – (Nedret ve Enver Mahmut – Ayuw Kulak Batır).
2. Sanısını uyandırmak, gibi görünmek.
“Küreş benziy balaban bolacakka, / Balaban bĭr harmanday bolgan halka.” – (Mehmet Vani Yurtsever – Küreş).
Rom: v. 1. A semăna, a se asemăna. 2. A părea.