f.
Avlamak.
1. Bir awı ölü veya diri olarak ele geçirmek.
“Böcek, sıçan, cılan awlap geşĭngen bo kĭrpĭ kĭşĭler men bek arkadaş edĭ.” – (Heyet – Tatar Tĭlĭ II).
2. mec. Tuzağa düşürmek.
Gafil awlamak – Beklenmedik bir zamanda yakalamak.
Şıbın awlamak – İşsiz oturmak.
Türk Lehç.: Kırım., Nog., Kazak. – avlamaq , -av; Karaçay Malkar. – uvlamak , -v; Kazan. – aulau ; Moğ. : avlah ;
Rom: v. 1. A vâna. 2. fig. A prinde (pe cineva) în cursă.