is.
(kalın l ile; Ar. hal). Hal, durum. Var. ál (ince l ile).
“Men öksĭzmen, nenem yok, / ‘Alıñ nedĭr?’ degen yok. / Men yareme kawuştım, / ‘Közĭñ aydın’ degen yok.” – (Boztorgay).
“Alekĭm selâm hoş keldĭn, kon bĭzĭm dalga, / Talpındırıp taşlama müşkül alga.” – (Boztorgay).
Al-azĭrde – Halihazırda; şimdiki zamanlarda.
Alĭ waktı – Maddî durumu.
Rom: s. Situaţie, stare, hal.