s.
(Fars. durust). Dürüst.
1. (Kişi hakkında) Doğru; doğruluktan ayrılmayan.
2. mec. Doğru, yanlışsız.
“Başka bĭr türkolog, Fuad Köprülü, Nasrettin Hoca’nıñ yaşamına dair kıymetlĭ, dürĭst bĭlgĭler ve belgeler ketĭrĭp İbrahim Hakkı Konyalı’nıñ fikirlerĭmen bagdaşa.” – (Nevzat Yusuf – Kĭmsĭn Sen Nasrettin Hoca ?).
“Tahsin toktadı. Bĭrkaş aşşı, ama dürüst söznĭ şaytĭp tüyrep saldı : …” – (Altay Kerim – Kâniye).
Rom: adj. 1. Drept, cinstit. 2. fig. Corect, just.