is.
(Ar. defter). Defter. Var. depter.
1. Yazı kâğıtları cildi.
“Ramazan ve Elmas çantaların alıp kitapların ve defterlerĭn çıkarırlar, okıp yazmaga başlarlar.” – (Mehmet H. Vani Yurtsever – Ödelek).
2. Türlü bilgiler kaydedilmiş bulunan kâğıtlar cildi.
“Mĭna selâm álekĭm, kız degen naz. / Defterĭñnĭñ şetĭne bĭznĭ de yaz.” – (Boztorgay).
Defternĭ kapatmak – mec. Söz konusu bir işi artık yapmaz olmak.
Eskĭ defternĭ karıştırmak – Eski olayları bir yarar gözeterek yeniden ele almak.
Yawdĭ üzgürtlese, eskĭ defternĭ kozgar. – Atas. Yahudi parasız kalınca eski defterleri karıştırır.
Rom: 1. Caiet. 2. Condică; registru.