Artık.1. s. Arta kalan.2. is. Arta kalan bölüm, artıp kalan parça. “(Şeker pancarı) küznĭñ soñına yakın toplanır. … sabı man kurugan yaprakları kesĭlĭr ve tamırlar şeker fabrikasına cĭberĭlĭr. Şeker şıgarılgandan son kalgan artıklarga tortı denĭr.” – (Ekrem Menlibay, Ali Naci Cafer – Okuma Kitabı III). 3. s. Fazla olan, çok olan. Artık mal. “Aytabersĭn aytkanlar, şo bolsın mĭnĭm...
CANGIZ
Yalnız. Var. cañgız, yalnız.1. is. ve s. Yanında başkaları bulunmayan (kimse).
Rom: 1. s. şi adj. Singur; singuratic. 2. adj. Doar un … 3. adv. Singur; de unul singur.
DOGRI (doğrı)
Doğru.1. s. Düz çizgi halinde.2. Mat. Doğru; iki nokta arasındaki en kısa yol.3. s. Gerçek , yalan olmayan. “Şabılacak cüyrük col da körse tözalmaz, degenlerĭ dogrı eken.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık). 4. s. Akla, mantığa uygun.5. s. Yasaya, ahlâka bağlı; namuslu, dürüst, içten , samimi, temiz. Dogrı kĭşĭ. “Kasabada mor şeşek, köylĭkte gül. / Mende kalĭp doğrıdır, sen özĭñ bĭl.”...
GÖÑĬLSĬZ
1.Gönülsüz, isteksiz. (kimse).2. Gönülsüzce, isteksizce.
Göñĭlsĭzden epsĭz tuwar. – Atas. Gönülsüzden beceriksiz doğar.
Rom: s. adj. şi adv. 1. s. Om fără tragere de inimă. 2. adv. Fără tragere de inimă; în silă.