is.

*AWKĬRLĬK

*

Övüngenlik, farfaralık. (Altay Kerim, Leyla Kerim – Tatarca Türkçe Romence Sözlĭk’ten).
Rom: s. Lăudăroşenie.

*BİDAYAK

*

Zool. Su tavugu, karga büyüklüğünde, kara renkli, su kıyısında, sazlıkta yaşayan bir kuş cinsi.Türk Lehç. : Kırım. – suv tavuğı ; Kazan. – su tavığı ; Kazak. – bidayık2 – kırlangıca benzer bir kuş.
Rom: s. Zool. Lişiţă.

*CORIK1 (corıq)

*

Zaman, vakit. (Altay Kerim, Leyla Kerim – Tatarca Türkçe Romence Sözlük’ten).
“Bĭr corık, her gün kerekken sernĭk bĭle kıt edĭ.” – (Altay Kerim – Kâniye).
Rom: s. Vreme, timp; perioadă.

*KABAKOŞLIK

*

?
“O, aşkanada kawe ĭşiyatırgan babasının karşısında, toprakka bılaşkan, tĭzĭ cırtılgan pantolonıman ta kabakoşlıgın aldına kadar, hep cılay edĭ.” – (Necip H. Fazıl – Nimet’nıñ Bayramı).

A’DA

A

(Ar. akide). Ağda, koyu pekmez. Var. agda .
“Bĭr şuwal un, bĭr teneke may, ne bĭliyĭm, adadır taa, bĭr kutunıñ ĭşĭnde ada berdĭler. ” – (Zühal Yüksel – Polatlı Ağzı).
Rom: s. Dulceaţă groasă.

A’YAK 3 (a’yaq)

A

(anaw yak’tan kısaltma). Şu taraf; o taraf.
“Hücüm esnasında menĭm belkĭ ayaka miyaka, anawbĭr kapılarga cuwurmam keregĭr.” – (İsmail Ziyaeddin – Toy).
Ayaka boyaka – O tarafa, bu tarafa.
Rom: s. Partea cealaltă.

AB-AWA

A

(Fars. ab+ Ar. hava) Abuhava, iklim; bir yerin havası ve suyu.
“Pek güzeldĭr ab-awası , yay ve cay, cay ve yay / Şeerlernĭñ eskĭlerĭ: Karasuw, Bagçasaray.” – (İsmail Gaspıralı – Kırım, şiir / Emel D.).
Rom: s. Climă, climat.

ABA1

A

(Eski Türk. apa). Ana; abla. Var. abay . 1. Ana, anne. Eşanl. nene, ana . “Sen kaytılmaz collarga / Ötĭp kettĭñ ewlâdım. / Yetmĭşke kelgen abañnı / Asret ettĭñ ewlâdım.” – (Ahmet Naci Cafer Ali – Boztorgay). 2. Abla, büyük kızkardeş. Eşanl. abla, apte...

ABA2

A

(Ar. aba). Aba. 1. Yünden dokunmuş, kalın, kaba görünümlü kumaş. “Aba-dan dep alşatmam, alşak dep külmem. / Özĭm süyüp baş koştım, iş töñĭlmem.” – (Ahmet Naci Cafer Ali – Boztorgay). 2. Bu kumaştan dikilmiş giysi; kebe. Bĭr abam bar …;...