(Ar. hakikat). Hakikat. Var. akikat.1. is. Bir işin doğrusu, gerçek, asıl, esas. “Öksĭznĭñ boynı burula, torlana közĭ / Kayda barsa, akıykat , aytkan sözĭ.” – (Boztorgay). “Külme ĭnĭm, bĭr akıykat bardır bonıñ soñında. / Menĭ törge bo...
BÜGĬN
Bugün.
BÜGÜN
Bugün.
BUGÜN (bugün)
Bugün. Var. bügün.1. is. İçinde bulunduğumuz gün. “Bugün bĭzge bĭr tarihtĭr. Artsın bonday adımlar.” – (Mehmet Niyazi – Sagış). 2. is. İçinde bulunduğumuz çağ.3. zf. İçinde bulunduğumuz günde, çağda. “Gayret kayday...
CALAÑBAŞ
Calanbaş.
CAYAW
Yayan. Var. yayaw.1. is. Yürüyerek giden kimse.2. zf. Yürüyerek. “Cengĭllĭkler astından, porsı awalar, / Cayaw caşnı kâdetesĭ sawaralar.” – (Mehmet Niyazi – Sagış). “Şaşırsa, eñ kĭşkene parmakşıgıman cayawlıknı, / kene de cayıksız...
DIŞARI
Tışarı.
DÜN
Dün. Eşanl. tĭnewĭn.
Rom: s. şi adv. Ziua de ieri; ieri.
IZUW ŞUW
1. Gürültü patırtı.2. zf. Çıglık çığlığa; yüksek sesle.
“Barsa, bolar ızuw şuw bolıp cılaşıp otıralar.” – (Nedret ve Enver Mahmut – Bozcĭgĭt).
Rom: 1. Gălăgie, zarvă. 2. adv. Cu gălăgie mare.
KÖBĬSĬ
Çoğu.1. is. Büyük bölümü.2. is. Çoğunluğu.3. zf. Çok defa, çoğu zaman. “Men ne kadar yerge baş urdum, e, köbĭsĭnde yasasam da, tek tük yasayalmay kaytkan cerĭm de boldı.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık). Rom: 1. s. Marea parte. 2. Majoritatea. 3...