(Ar. hakikat). Hakikat. Var. akikat.1. is. Bir işin doğrusu, gerçek, asıl, esas. “Öksĭznĭñ boynı burula, torlana közĭ / Kayda barsa, akıykat , aytkan sözĭ.” – (Boztorgay). “Külme ĭnĭm, bĭr akıykat bardır bonıñ soñında. / Menĭ törge bo seferĭ urbalarım buyurttı.” – (Mehmet Ablay – Okıma Kitabı IV). 2. is. Gerçeklik; maddi alem.3. zf. Hakikaten, gerçekten. “ Akıykat , menĭm...
BÜGĬN
Bugün.
BÜGÜN
Bugün.
BUGÜN (bugün)
Bugün. Var. bügün.1. is. İçinde bulunduğumuz gün. “Bugün bĭzge bĭr tarihtĭr. Artsın bonday adımlar.” – (Mehmet Niyazi – Sagış). 2. is. İçinde bulunduğumuz çağ.3. zf. İçinde bulunduğumuz günde, çağda. “Gayret kayday lakırdı ? Añlamaymız. / Bĭz yarınnı bugünden oylamaymız.” – (Mehmet Niyazi – Sagış). “(Halkımız) necün ve kaysı sebeplerden ötürü bugün cahildĭr, gariptĭr, fakirdĭr...
CALAÑBAŞ
Calanbaş.
CAYAW
Yayan. Var. yayaw.1. is. Yürüyerek giden kimse.2. zf. Yürüyerek.
“Cengĭllĭkler astından, porsı awalar, / Cayaw caşnı kâdetesĭ sawaralar.” – (Mehmet Niyazi – Sagış).
“Şaşırsa, eñ kĭşkene parmakşıgıman cayawlıknı, / kene de cayıksız bolıp turgan saptay bĭr betnĭ üşkere, eledĭ.” – (Altay Kerim – Kâniye).
Rom: s. 1. Drumeţ, pieton. 2. adv. Pe jos, pedestru.
DIŞARI
Tışarı.
DÜN
Dün. Eşanl. tĭnewĭn.
Rom: s. şi adv. Ziua de ieri; ieri.
IZUW ŞUW
1. Gürültü patırtı.2. zf. Çıglık çığlığa; yüksek sesle.
“Barsa, bolar ızuw şuw bolıp cılaşıp otıralar.” – (Nedret ve Enver Mahmut – Bozcĭgĭt).
Rom: 1. Gălăgie, zarvă. 2. adv. Cu gălăgie mare.