(Fars. abadan) Abadan.1. s. Bayındır, bakımlı, gelişmiş, mamur. Eşanl.karawlı . Abadan köyler, kasabalar.2. is. ve s. Varlıklı, zengin. “Abadanga baş koşıp áddĭñnĭ aşma.” – (Mustafa Baloğlu – Atasözlerĭ / Emel D.). 3. s. mec. Alımlı, gösterişli, güzel. “Üstündekĭ anterĭñ al ketenden / Abadansıñ , artıksıñ cümle álemden” – (Ahmet Naci Cafer Ali – Boztorgay). 4. s. mec. Sağlam karakterli...
ABARTUWCI
Abartıcı; abartan.
Rom: s. şi adj. (Persoană) Care exagerează.
ABDAL2
(Ar. abdal) Aptal. Var. aptal . 1. Zekâsı gelişmemiş, yarı akıllı. 2. Akılsızca davranan; beceriksiz. “Bo koraznıñ olayı / Ders bolsın sĭzge ballar. / Şaytĭp şatar belâga / Bek kopayşak abdallar .” – (İ. Ziyaeddin – Toy). Abdal abdal – Aptalca. Abdal bolmak – Aptal olmak. Abdalın abdalı – Aptalın aptalı; çok aptal. Abdal yerĭne salmak – Aptal yerine koymak. Abdal toydan, bala oyından bıkmaz. –...
ABDIRAWIK (abdıravıq)
1. Aceleci, ivecen; (şaka yollu) kekeme.2. Kolayca şaşıran.3. Kolayca telâşa kapılan.
“Way, canım Ramazan, bo kadar abdırawık , ödelek bolganıñ!” – (Mehmet H. Vani Yurtsever – Ödelek).
Rom: s. şi adj. 1. Pripit, grăbit; (glumeţ) bâlbâit. 2. Care se zăpăceşte repede. 3. Fricos, sperios.
ABDIRAWUK (abdıravuq)
Abdırawık.
ABONAT
(Rom. abonat). Abone.
“Kitap üyümüzde sekĭz yüzden fazla kitabımız bar, bĭrkaş gázata ve mecmuaga abonatmız .” – (Okuma Kitabı – III).
Abonat bolmak – Abone olmak.
Rom: s., adj. Abonat.
ACELE
(Ar. acele). Acele. Var. acelĭ1. is. Tezlik, çabukluk, acelelik. Acele men – Acele ile. “Tañrıkul: (caralı, başı baylı, içerĭ kĭrĭp) Hanım, bütün acelemĭz men barabar, bondan erte mümkün bolmadı.” – (İ. Ziyaeddin – Çorabatır). Acelege kelmek – Aceleye gelmek; acele edildiği için iş gerektiği gibi olmamak.. Acelege ketĭrmek – Aceleye getirmek; acele ettirerek kusurları görmesine fırsat...
ACELECĬ
Aceleci, tez canlı, telâşçı. Eşanl. abdĭ-rawık .
Rom: s. şi adj. Zorit, grăbit, pripit.
ACELĬ
Acele.
“ Acelĭ etkenĭ üşĭn üstĭn deñĭştĭrmiy, künde kĭygen urbalarıman kete.” – (Nermin ve Nevzat Yusuf – Nasrettin Hoca).
ACEM
(Ar. acem – “yabancı, arap olmayan kimse”) Acem.1. İranlı, Fars; İran halkı, İran devleti. “Arabı, Acemĭ yalancı dostıñ. / Neçün sen olarnı koşıda ozdıñ ?” – (Bekir S. Çobanzade – Zawallı Türük). 2. Bu halka mensup kimse. “Bonı eşĭtken Adel Sultan / Sabırın bek kaşırgan. / Kılışın kınından şıgarıp / Acem’nıñ başın uşırgan.” – (Nedret ve Enver Mahmut – Bozcĭgĭt). 3. İran veya...