ettir. f.

ABALATMAK (abalatmaq)

A

Abalamak (1-4) hareketini yaptırmak.
Rom: v. Forma factitivă a verbului abalamak (1-4): a)A face să latre, b) A face să se repeadă, c) fig. peior. A-l aţâţa; a-l instiga. d) A pune să umble de-a buşilea.

ABAYLATMAK (abaylatmaq)

A

Abaylamakhareketini yaptırmak.
Rom: v. Forma factitivă a verbului abaylamak. 1. A-i atrage atenţia, a face să fie atent. 2. A face să-şi dea seama. 3. A face (pe cineva) să ia în consideraţie (ceva sau pe cineva).

ABDIRATMAK (abdıratmaq)

A

Abdıramakhareketini yaptırmak.1. Acele ettirmek.2. Şaşırtmak.3. Korkutmak, telâşlandırmak. “İkmet, besbellĭ kuwetĭmnĭ denemek üşün, bĭrkaş kere sĭlkĭp menĭ bĭraz abdırata .” – (Yaşar Memedemin – Kamşı Aşuwı). 4. Sıkıntıya düşürmek. “ Azırlıksız kelĭp bastı, abdırattı kattı kış.” – (Osman Cudi – Saw Bolsın Şo Curtımız / Emel D.). Rom: v. Forma factitivă de la abdıramak. 1. A grăbi, a...

AGARTMAK (ağartmaq)

A

Ağartmak, ak duruma getirmek, beyazlatmak.
Yüzün agartmak (Birewnĭñ …) – Başarılarıyla yakınlarının övünmesine sebep olmak.
Bo sakalnı tĭrmende agartmadık – Deyim. Bu sakalı değirmende ağartmadık; birçok tecrübelerden geçerek geldik bugünkü halimize.
Ak kün agartır, kara kün karartır. – Atas. Ak gün ağartır, kara gün karartır.
Rom: v. Factitiv de la agarmak. A albi, a înălbi.

CATKIZMAK (catqızmaq)

C

Yatırmak.1. Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak. “Alla törge catgızıp kapıga karatmasın.” – Atas. Allah insanı yatırıp kapıya baktırmasın. 2. Uyutmak.3. Eğmek, yatık duruma getirmek.4. Konuk etmek.5. Parayı işletmek üzere bir yere vermek, bir yerde kullanmak.6. Parayı bir kuruluşa teslim etmek. Aklın catkızmak – Aklının yatmasını sağlamak; ikna etmek. Eşĭtkenĭn catkızmaz...