(Zarf takımlarında yer alıp bir kelimeden sonra veya kelime sonuna eklenerek kullanılır) Gibi . Var. -diy, -dayın, -tay, -tiy.1. –e benzer. “Bĭr caş bala anasız, öksĭz kalıp tentiyse / Künsüz ösken çeçekday, cansız bĭr insan bolır.” – (Mehmet Niyazi –...
-DİY1
(Önündeki kelimeye bitişir). Gibi. Var. -day, -dayın, -tay, -tiy. Sendiy – Senin gibi. Bildiğin gibi.
Rom: postp. / prep. Ca, precum.
AİT
(Ar. aid). Ait, ilgili olan. “Kırım’nı ve oga ait meselelernĭ men, neden bĭlmem, bĭr türlü süyemen.” – (Necip H. Fazıl – Kırım). “Bo eserlernĭñ arasında (…) sade Kıpçak Türklerĭne ait destanlarnıñ tabılmaları man bĭrge, (…)...
ALBUKE
Halbuki.
Rom: conj. În schimb, ori, pe când, dar.
ALEYH
(Ar. aleyh) Aleyh; birine karşı, birine zıt, birinin zararına. “Bütün ĭşĭ ve küşĭ öz akranları arasına ekĭlĭk sokmak, … bazı akıllı cĭgĭtlernĭñ aleyhĭne ayaklandırmak içün ograşmak bola edĭ.” – (Mehmet Vani Yurtsever...
BERLĬ
Berĭ.
“Bırak be akay, sabiyler menĭ sagınganlar, körĭşmegenĭmĭzden berlĭ bĭr buşuk sene geştĭ.” – (Altay Kerim – Kâniye).
BERTLĬ
Beri. Var. berĭ, berlĭ.
“Anlatacagım, Sami Bekir’ĭñ bo cañı blokka köşkenĭnden bertlĭ yedĭ sekĭz sene bolsa da, o, blokta yasalgan keş bĭr toplantıga barmadı.” – (Acemin Baubek – Manalı Bĭr Ders).
Rom: prep. De când, dincoace de …
DAİR
(Ar. dair). Dair; üstüne; konusunda. “Şalışuwga, okuwga, bĭlgĭge dair şınlar.” – (Boztorgay). “Sen şonıñ maga bolacagına dair kesenkes bĭr söz berse.” – (Necip H. Fazıl – Cawşılık). “Bunday, Kırım’ga dair şıñlar...
DAYIN
Day.
“Cabışsam saga zĭp dayın, kırsañ ketmem. / Şay bĭlĭrmen kadĭrĭñ, halktay etmem.” – (Boztorgay).
DOLAYI
Dolayı, ötürü, sebebiyle.
Rom: postp. / prep. Din cauza, datorită, ca urmare.